Neden Deri?


Neden Deri?

Bize çok sorulan bu sorunun cevaplarını size anlatmak ve neden deri materyaliyle çalıştığımızı açıklamak istedik.

İlk olarak deriyi sevdiğimizi itiraf edeceğiz. Kokusu, dokusu, eskidikçe güzelleşmesi, kendine has dokunuşu... Bu çok yönlülüğü deriyi beraber çalışmak için en iyi malzemelerden biri yapıyor.

Deri Ne Kadar Sürdürülebilir?

Gerçek deri yüzyıllardır sürdürülebilir bir ürün olarak kullanılmakta. Yapılan araştırmalar sonucunda da çoğu insan dayanıksız buldukları yapay deriden yapılan ürünlerin kullanım sürelerinin kısa olması nedeniyle onların yerine gerçek deriyi tercih ediyor. Suni deriden yapılmış ayakkabılar, çantalar bir sezon bile kullanılmadan çatlamaya, yırtılmaya ve dolayısıyla kullanılmaz hale gelmeye başlıyor. Kullanım ömrü bu kadar kısıtlı ürünleri kullanmak israflı olmakla beraber petrol materyalini de barındırıyor. Ayrıca yapay deri ürünler organik malzemelerden yapılmamışsa doğaya geri dönüşümleri olmuyor, özellikle polyester materyalinin doğaya geri dönüşümü imkansız.

Modern teknoloji, deri endüstrisinde inovasyona izin vermiştir. Zira kimyasalların geliştirilmesi ve gelişmiş işleme yöntemleri, olası uygulamaların yanı sıra estetik ve deri hissini de büyük ölçüde genişletmiştir. Deri, sadece ticari ve konut mobilyaları için değil, otomotiv, havacılık ve denizcilik uygulamaları için de tercih edilen lüks malzeme haline gelmiştir. 

Deriye karşı argümanın bir parçası, sürdürülebilir bir materyal olarak, deri işlemenin önemli miktarlarda su ve enerji gerektirdiğinden kaynaklanmaktadır. Aynı zamanda çok çeşitli kimyasallar içermesidir. Fakat; yeni enerji ve su tasarrufu sağlayan teknolojiler sayesinde, deri işlemenin çevresel ayak izi önemli ölçüde azaltılabilir.

Örnek vermek gerekirse; geleneksel tabaklama işlemlerine kıyasla kimyasal kullanımının üçte bir oranında azaltıldığı çözümler mevcuttur. Tabaklama işlemini evresindeki bir fermantasyon işlemiyle % 100 doğal ürün yelpazesi de mevcuttur. Petrol türevli ara ürünler yerine, biyo bazlı doğal yağlar da geliştirilmiştir.

Deriyi sevdiğimiz kadar, alternatif sürdürülebilir materyallerin yaratıldığı bu zamanların yenilikçi ruhunu da tabii ki seviyoruz. Mesela mantar gibi doğal maddelerden yapılmış malzemeleri... Yine de otantik deri bu alternatif malzemelerin çoğunu geride bırakıyor. Doğru bir şekilde tedavi ve muhafaza edildiğinde gerçek derinin kullanım zamanı birkaç ömür sürebiliyor. Örneğin, Einstein'ın deri ceketinin açık arttırmada satılması ya da vintage dükkanlarda yer alan ikinci el deri ceketler, çantalar…

Birkaç ömürlük kullanımın yanı sıra, deri malzemesi ve uygulandığı tasarım asla tarzını kaybetmiyor. Sorumlu bir şekilde üretildiğinde, derilerin doğal dayanıklılığı, onu çalışabileceğimiz en sürdürülebilir malzemelerden biri yapıyor. Bu nedenlerden ötürü deriyi seviyoruz ve sürdürülebilir olduğuna güveniyoruz.

Çoğu zaman da şu soru ortaya çıkıyor; hayvanları umursamıyor muyuz?

Tabii ki umursuyoruz ve çok önemsiyoruz. Hayvanlara duyulan saygının en önemli öncelik olduğunu düşünüyoruz ve deriyi de saygıyla değerlendirmeye çalışıyoruz.

Derinin hiçbir zaman hayvan dostu bir ürün olmayacağının farkındayız. Çünkü deri; ölü hayvan derisinden yapılmıştır. Ancak, deri yapmak için kullanılan deri, etleri için yetiştirilen hayvanlardan gelir. Deri, süt ve et endüstrilerinin bir yan ürünüdür. Temel olarak atık bir ürün olduğunu ve onu kullanışlı ve güzel bir malzeme haline getirdiklerini düşünüyoruz. 

Hayvanlar süt ve yiyecek için hayvancılık olarak tutulur ve etleri için işlendikten ya da doğal nedenlerden ötürü hayvandan alınan her parça kullanılır. Etten kemiğe, deri üretmek için kullandığımız postlara kadar... Eğer her parça kullanılmazsa, bu hayvana karşı savurganlık ve saygısızlık olurdu.

İşte bu yüzden Moğol göçebelerin doğal sebeplerden ölen hayvanlarını saklayıp işlemesi ve koruması felsefesini de benimsiyoruz. Saklama, göçebe topluluğunun sürdürülebilir bir gelir kaynağıdır.

Bu yüzdendir ki; av, soyu tükenme tehlikesi altında olan ya da egzotik hayvan derilerini asla kullanmıyoruz. Satışına da, kullanımına da, moda sektörü içerisinde yer almasına da karşı duruyoruz.

Doğru bakımla korunan deri, en dayanıklı ve sürdürülebilir malzemelerden biridir. Tarihten öğrendiğimizi ve çevreye olan etkisini en aza indirecek şekilde deriyi işleyen üreticilerin, yeni ve doğa dostu uygulamalara yönelenlerini tercih ediyoruz.

Geleneksel derinin, bronzlaşma süreci çevresel etkisi yönünden ağır bir şekilde eleştirilmektedir. Ancak deri de çevre dostu olabilir. Piyasada henüz pek seçenek yok gibi görünse de aslında var. Tabaklamada atık suları geri dönüştüren ve arıtan çevre dostu, kromsuz deri üretimi yapan üreticiler de yer almaktadır..

Deri materyalimizi alıyoruz ve el işçiliği ile birleştiriyoruz. Kullanım ömrünün derinin bakımıyla paralel olarak uzun seneler olması, ikinci el ürüne dönüşebilmesi, derinin sürdürülebilirliğini sağlıyor. Eskidikçe güzelleşen bir materyal olması, ürünü ne kadar çok kullanırsanız, o kadar kendine özgü bir karakter edinmesi nedeniyle de deri materyalini seçiyoruz.  

Kaliteli derileri seçerek uzun süre dayanacak, zamansız, moda klasikleri olan ürünlere dönüştürmek ise en büyük çabamız.

Doğal deri sadece güçlü, dayanıklı ve sürdürülebilir değildir. Deri ayrıca duyulara hitap eder. Başka hiçbir malzemenin eşleşmeyeceği bir şey sunar - benzersizdir. Yetenekli bir zanaatkarın elinde aynılığı ayıran özellikleri kutlar.


Leave a comment


Please note, comments must be approved before they are published